Kısaca
Kaygı (anksiyete) bozuklukları; yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve fobiler gibi, aşırı ve süregen korku ya da endişenin günlük yaşamı bozduğu durumları kapsar. Bu bozukluklar tedavi edilebilir. Tedavinin iki temel ayağı konuşma terapileri (en çok bilişsel davranışçı terapi) ve ilaç tedavisidir; bazı kişilerde ikisi birlikte kullanılır. NHS'ye göre aile hekimleri genellikle ilaçtan veya uzmana yönlendirmeden önce konuşma terapilerinin denenmesini önerir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), etkili tedaviler olmasına karşın ihtiyacı olan kişilerin yalnız yaklaşık dörtte birinin herhangi bir tedavi aldığına dikkat çeker. Yardım istemek, iyileşmenin ilk adımıdır.
Kaygı bozukluğunun belirtileri ve normal endişeden farkı için Yaygın anksiyete bozukluğu yazısına bakabilirsiniz. Bu yazı tedavi seçeneklerine odaklanır.
Kaygı bozukluğu ne zaman tedavi gerektirir?
Kaygı, tehlikeye karşı uyarı veren olağan bir duygudur. Sınavdan, iş görüşmesinden veya önemli bir karardan önce endişelenmek doğaldır. Ancak endişe;
- Gerçek tehlikeyle orantısız ve kontrol edilemiyorsa,
- Haftalar ve aylar boyunca sürüyorsa,
- Çarpıntı, terleme, titreme, kas gerginliği, uyku sorunları gibi bedensel belirtilerle birlikte geliyorsa,
- İş, okul, ilişkiler ve günlük işler üzerinde belirgin bir etki yaratıyorsa
bir kaygı bozukluğundan söz edilebilir. MedlinePlus, kaygının günlük etkinlikleri engellemesi durumunda sağlık çalışanına başvurulmasını önerir. WHO'ya göre 2023'te dünyada yaklaşık 470 milyon kişi bir kaygı bozukluğuyla yaşıyordu; bu oran dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5,8'ine karşılık gelir.
Konuşma terapileri
Bilişsel davranışçı terapi (BDT)
NIMH, BDT'yi yaygın anksiyete bozukluğunun psikoterapisinde "altın standart" kabul edilen yaklaşım olarak tanımlar. BDT, kişinin kaygıyı besleyen otomatik ve gerçekçi olmayan düşünce kalıplarını fark etmesine, bunları sınamasına ve kaygıyla başa çıkmak için yeni davranışlar geliştirmesine yardımcı olur. MedlinePlus'a göre BDT, stres kaynaklarına ilişkin çarpık bakış açılarını anlamayı ve belirtiler ortaya çıktığında gevşeyebilmeyi öğretir.
BDT; bireysel, grup hâlinde ya da NHS'nin belirttiği gibi terapist desteğiyle kişinin kendi başına yürüttüğü programlar şeklinde uygulanabilir. NIMH, terapinin yüz yüze veya uzaktan (görüntülü) yapılabileceğini belirtir. Ayrıntılı bilgi için Bilişsel davranışçı terapi (BDT) nedir? yazısına bakabilirsiniz.
Maruz bırakma
WHO, BDT ilkelerine dayanan maruz bırakma (yüzleştirme) terapisini kaygı bozukluklarında kullanılan psikolojik yaklaşımlar arasında sayar. Bu yöntemde kişi, kaçındığı durumlarla terapist eşliğinde, kademeli ve planlı bir şekilde yüzleşir. Kaçınma azaldıkça kaygının zamanla hafifleyebileceğini deneyimler. Fobiler, panik bozukluk ve sosyal kaygıda özellikle önemlidir.
Kabul ve kararlılık terapisi
NIMH, kabul ve kararlılık terapisinin (ACT) düşünce ve duyguları yargılamadan kabul etmeyi, farkındalık (bilinçli farkındalık) becerilerini ve kişinin değerlerine uygun hedefler belirlemesini destekleyerek kaygıyı azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtir.
İlaç tedavisi
İlaç tedavisi, belirtilerin şiddetine, kişinin tercihine ve konuşma terapisine yanıtına göre hekim tarafından planlanır. İlaçlar yalnız hekim reçetesiyle ve hekimin izleminde kullanılmalıdır. Kaynaklarda öne çıkan ilaç grupları şunlardır:
- Antidepresanlar (SSRI ve SNRI grupları): NHS, kaygı bozukluğunda en sık önerilen ilacın SSRI grubundan bir antidepresan olduğunu belirtir. MedlinePlus'a göre SSRI'lar çoğu zaman ilk seçenektir, SNRI'lar diğer bir seçenektir. WHO da yetişkinlerde kaygı bozukluklarının tedavisinde SSRI grubu antidepresanların kullanıldığını belirtir. NIMH'ye göre bu ilaçların etkisinin başlaması birkaç hafta sürebilir; baş ağrısı, bulantı veya uyku güçlüğü gibi yan etkiler çoğu zaman hafiftir.
- Bağımlılık potansiyeli düşük kaygı giderici ilaçlar: NIMH ve MedlinePlus, alışkanlık yapmayan bazı kaygı giderici ilaçların da kullanılabildiğini belirtir. NIMH'ye göre bu grupta tam etki için birkaç hafta düzenli kullanım gerekebilir.
- Benzodiazepinler: Hızlı etkili yatıştırıcı ilaçlardır. WHO, bağımlılık riski nedeniyle genellikle önerilmediklerini; NIMH ise yalnız kısa süreler için reçete edildiklerini, zamanla tolerans ve bağımlılık gelişebileceğini belirtir. MedlinePlus, bu ilaçlarla birlikte alkol alınmaması gerektiği konusunda uyarır.
Hangi ilacın, ne süreyle kullanılacağına psikiyatri uzmanı ya da hekiminiz karar verir. İlaçları kendi kendinize başlamayın, dozunu değiştirmeyin veya aniden bırakmayın; NIMH ilaç değişikliklerinin hekimle konuşularak yapılmasını önerir.
Bu konuda
Kaygı (anksiyete) bozukluğu konusunda bir hekime danışın
Konu sayfasında ilgili branşları, tetkikleri ve bu alanda profili bulunan doktorları bir arada görebilirsiniz. Bu yazı muayenenin yerine geçmez.
Öz yardım ve yaşam düzeni
Kendi kendine uygulanan yöntemler tedavinin yerini tutmaz, ancak destekleyici olabilir. WHO ve MedlinePlus'ın önerileri:
- Düzenli fiziksel etkinlik: Egzersiz stresi azaltmaya ve uykuyu düzenlemeye yardımcı olur.
- Uyku ve beslenme: Yeterli dinlenme, düzenli öğünler ve günlük bir düzen.
- Kafein: MedlinePlus, kafein tüketiminin azaltılmasını önerir.
- Alkol ve madde: WHO alkol ve madde kullanımının sınırlanmasını, MedlinePlus ise madde kullanımından ve aşırı alkolden kaçınılmasını önerir. Kaygıyı alkolle bastırmaya çalışmak, sorunu çözmek yerine yeni sorunlara yol açabilir.
- Gevşeme ve bilinçli farkındalık: WHO, gevşeme teknikleri ve bilinçli farkındalık meditasyonu gibi uygulamaları öz bakım önerileri arasında sayar. Uygulamalı egzersizler için Kaygıyla başa çıkma becerileri yazısına bakabilirsiniz.
- Destek grupları: NIMH, yüz yüze veya çevrim içi destek gruplarının yararlı olabileceğini belirtir.
Tedavi sürecinde neler beklenmeli?
- İyileşme zaman alır: Hem terapinin hem de ilaçların etkisi haftalar içinde ortaya çıkar. İlk görüşmelerden hemen sonra belirgin değişiklik beklemek gerçekçi değildir.
- Aktif katılım önemlidir: BDT'de seanslar arasında verilen ödevler ve alıştırmalar tedavinin önemli bir parçasıdır.
- Uzun süreli olabilir: MedlinePlus'a göre çoğu kişi tedaviyle düzelir; ancak yaygın anksiyete bozukluğu uzun süreli ve tedavisi zorlayıcı olabilir. Belirtiler stresli dönemlerde yeniden artabilir; bu durumda tedavi planı gözden geçirilir.
- Yöntem değiştirilebilir: Bir yöntem yeterli yarar sağlamazsa farklı bir terapi, farklı bir ilaç ya da ikisinin birlikte kullanılması gündeme gelebilir.
- Eşlik eden sorunlar: Kaygı bozukluklarına depresyon, uyku sorunları veya madde kullanımı eşlik edebilir; bunların da ele alınması gerekir. Depresyon tedavisi için Depresyon tedavisi yazısına bakabilirsiniz.
Tedaviye başlarken sorulabilecek sorular
Tedavi planını birlikte oluşturmak için hekiminize veya terapistinize şunları sorabilirsiniz:
- Yaşadığım kaygı hangi tür kaygı bozukluğuna uyuyor?
- Benim durumumda önce terapi mi, ilaç mı, yoksa ikisi birlikte mi düşünülüyor?
- Terapi yaklaşık kaç görüşme sürecek, görüşmeler arasında ne yapmam beklenecek?
- İlaç önerilirse etkisi ne zaman başlar, hangi yan etkiler görülebilir, ne kadar süre kullanmam gerekir?
- Belirtilerim kötüleşirse kime, nasıl ulaşabilirim?
Hangi doktora gidilir, nereden yardım alınır?
İlk adım olarak aile hekiminizle konuşabilirsiniz; aile hekiminiz bedensel nedenleri değerlendirebilir ve sizi yönlendirebilir. Tanı ve ilaç tedavisi için ruh sağlığı ve hastalıkları (psikiyatri) uzmanına, çocuk ve ergenlerde çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulur. Konuşma terapileri psikiyatristler ve klinik psikologlar tarafından yürütülebilir. Kime gideceğinizden emin değilseniz Psikolog mu psikiyatrist mi? yazısı yol gösterebilir.
WHO, kaygı bozukluğu olan kişilerin tedaviye ulaşmasının önündeki engeller arasında damgalanmayı ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimdeki yetersizlikleri sayar. Kaygı bozukluğu bir zayıflık ya da irade eksikliği değildir; diğer sağlık sorunları gibi tedavi edilebilir.
Ne zaman doktora başvurmalı?
Şu durumlarda aile hekiminize veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurun:
- Endişe ve korkular günlük işlerinizi, işinizi, okulunuzu veya ilişkilerinizi etkiliyorsa
- Kaygı nedeniyle bazı yerlerden, durumlardan veya insanlardan kaçınıyorsanız
- Sık sık çarpıntı, nefes darlığı hissi ve yoğun korku nöbetleri yaşıyorsanız
- Kaygıyı azaltmak için alkol, madde ya da reçetesiz yatıştırıcılara başvuruyorsanız
- Kullandığınız ilacın yan etkileri sizi zorluyorsa
Şu durumlarda vakit kaybetmeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun:
- Kendinize zarar verme ya da intihar düşünceleri
- Göğüs ağrısı, ani ve şiddetli nefes darlığı veya bayılma; bu belirtiler kaygıya bağlı olabilir ama kalp ve akciğer sorunlarının dışlanması gerekir
İntihar düşünceleriyle ilgili destek için İntihar düşünceleri: risk işaretleri ve destek yazısına bakabilirsiniz.
Acil durumlarda 112'yi arayın.112'yi ara
Sık sorulan sorular
Yanıtı görmek için soruya dokunun.
Anksiyete ilaçsız tedavi edilebilir mi?
Birçok kişide evet. NHS, aile hekimlerinin genellikle ilaçtan önce konuşma terapilerini önerdiğini belirtir. BDT gibi terapiler tek başına yeterli olabilir; belirtiler ağırsa ya da terapiye yanıt yetersizse ilaç eklenebilir. Karar, hekiminizle birlikte verilir.
Anksiyete ilaçları bağımlılık yapar mı?
İlaç grubuna göre değişir. NIMH, SSRI ve SNRI grubu antidepresanların ilk seçenekler arasında olduğunu; benzodiazepinlerin ise tolerans ve bağımlılık riski nedeniyle yalnız kısa süreler için kullanıldığını belirtir. İlaçları aniden bırakmayın.
Kaygı bozukluğu tamamen geçer mi?
MedlinePlus'a göre çoğu kişi tedaviyle düzelir. Bazı kişilerde belirtiler uzun sürebilir veya stresli dönemlerde yeniden artabilir; öğrenilen beceriler ve gerektiğinde tedavinin yeniden düzenlenmesi bu dönemleri yönetmeye yardımcı olur.
Terapinin etkisi ne zaman görülür?
Kişiden kişiye değişir. Terapide öğrenilen becerilerin düzenli uygulanması etkiyi artırır. İlaç tedavisinde de NIMH'ye göre etkinin başlaması birkaç hafta sürebilir.
Kaygı bozukluğu için hangi doktora gidilir?
Aile hekiminiz ilk değerlendirmeyi yapabilir. Tanı ve ilaç tedavisi için ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına, konuşma terapisi için psikiyatrist veya klinik psikoloğa başvurulabilir.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurun.
Kaynaklar
Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklara başvuruldu.
İlgili konu sayfaları
DoktorPlus'ın arama, randevu ve destek alanları acil hizmetin yerine geçmez. Acil durumlarda 112 veya uygun acil sağlık hizmetine başvurun. Acil durum bilgisi