Kısaca
Hastalık kaygısı, eski adıyla hipokondri, hasta olmak ya da hastalanmak konusundaki endişenin o kadar yoğun ve sürekli hâle gelmesidir ki günlük yaşamı belirgin biçimde etkiler. NHS, hastalık kaygısının obsesif kompulsif bozuklukla ilişkili olduğunu belirtir. Sık sık bedeni kontrol etmek, sürekli güvence aramak, internette hastalık araştırmak ya da tam tersine sağlıkla ilgili her şeyden kaçınmak sık görülen davranışlardır. Kaygının kendisi de çarpıntı ve baş ağrısı gibi bedensel belirtilere yol açabildiği için döngü güçlenir. Bilişsel davranışçı terapi bu durumda etkili bir seçenektir ve kendi kendine uygulanabilecek adımlar da vardır.
Hastalık kaygısı nedir?
Sağlığımızla ilgilenmek, belirtilere dikkat etmek ve gerektiğinde hekime başvurmak sağlıklı davranışlardır. Hastalık kaygısında ise endişe, gerçek riskle orantısız hâle gelir. NHS'ye göre hastalık kaygısı, hasta olmak ya da hastalanmak konusunda o kadar çok endişelenmenin, bu endişenin hayatı ele geçirmeye başlamasıdır.
Hastalık kaygısı yaşayan bir kişi, hekim muayenesi ve tetkikler bir sorun olmadığını gösterse bile kısa süre rahatlayıp ardından yeniden endişelenebilir. "Ya bir şey gözden kaçtıysa?" düşüncesi, yeni kontrollere, yeni araştırmalara ve yeni randevulara yol açabilir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kaygı bozukluklarının yoğun ve aşırı korku ile endişenin; kontrol edilmesi güç davranışlar ve belirgin sıkıntıyla birlikte görüldüğü durumlar olduğunu belirtir. Hastalık kaygısı da bu genel çerçeve içinde, endişenin odağının sağlık olduğu bir tablo olarak düşünülebilir.
Belirtiler ve davranışlar
NHS'nin sıraladığı belirtiler arasında şunlar bulunur:
- Sağlığınız hakkında sürekli endişelenmek
- Bedeninizi hastalık belirtileri için sık sık kontrol etmek; örneğin şişlik, karıncalanma ya da ağrı aramak
- Başkalarından sürekli olarak hasta olmadığınıza dair güvence istemek
- Hekimlerin bir şeyi gözden kaçırmış olabileceğinden endişelenmek
- İnternette sağlık bilgisini sürekli araştırmak
- Hastalıkla ilgili her şeyden, örneğin sağlık programlarından kaçınmak
- Sağlık kaygısı nedeniyle bazı etkinliklerden uzak durmak
Bu davranışların bazıları birbirine zıt görünebilir: Kimi kişiler sürekli hekime başvururken, kimileri tam tersine hekimden ve tetkiklerden kaçınır. Her iki davranış da kaygının yönetilme biçimidir.
Kaygı bedende de belirti yaratır
NHS, kaygının kendisinin de baş ağrısı ya da hızlı kalp atışı gibi bedensel belirtilere yol açabileceğini ve hastalık kaygısı yaşayan kişilerin bu belirtileri bir hastalık işareti olarak yorumlayabileceğini vurgular.
Örneğin bir kişi göğsünde hafif bir sıkışma hisseder, bunun kalp krizi olabileceğinden korkar. Korku kalp atışını hızlandırır; hızlanan kalp atışı "Gerçekten kalbimde bir sorun var" düşüncesini güçlendirir. Böylece kaygı ile bedensel duyumlar birbirini besleyen bir döngüye girer.
Bedenimiz gün içinde sayısız küçük duyum üretir: kas seğirmeleri, hafif ağrılar, mide gurultuları. Bunların çoğu zararsızdır ve normalde fark edilmez. Hastalık kaygısında dikkat bu duyumlara odaklandıkça, duyumlar daha belirgin ve tehditkâr görünmeye başlar.
Kaygı döngüsü nasıl sürer?
Hastalık kaygısını sürdüren temel mekanizmalar şunlardır:
- Tetikleyici: Bir bedensel duyum, bir sağlık haberi ya da tanıdık birinin hastalığı.
- Felaket yorumu: "Bu ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir."
- Kaygı: Yoğun endişe ve buna eşlik eden bedensel belirtiler.
- Güvenlik davranışı: Beden kontrolü, internette araştırma, güvence isteme ya da kaçınma.
- Kısa süreli rahatlama: Kaygı geçici olarak azalır.
- Uzun vadede güçlenme: Rahatlama kısa sürer; kaygıyı yatıştırmak için davranışa yeniden ihtiyaç duyulur ve döngü güçlenir.
İnternet araştırmaları bu döngüde özel bir yere sahiptir. Belirtiler için yapılan aramalar çoğu zaman en ciddi olasılıkları da gösterdiğinden, kaygıyı azaltmak yerine artırabilir.
Bu konuda
Hastalık kaygısı bozukluğu (hipokondriyazis) konusunda bir hekime danışın
Konu sayfasında ilgili branşları, tetkikleri ve bu alanda profili bulunan doktorları bir arada görebilirsiniz. Bu yazı muayenenin yerine geçmez.
Neden olur?
Hastalık kaygısının tek bir nedeni yoktur. Bazı kişilerde ciddi bir hastalık geçirmiş olmak, yakın birinin ağır bir hastalığına tanık olmak, çocuklukta sağlık konusunda yoğun endişe içeren bir aile ortamında büyümek ya da genel olarak kaygıya yatkın olmak rol oynayabilir. Stresli yaşam dönemlerinde belirtiler artabilir. Depresyon ya da diğer kaygı bozuklukları da hastalık kaygısına eşlik edebilir.
Kendi kendine neler yapılabilir?
NHS, hastalık kaygısı için şu kendi kendine yardım adımlarını önerir:
- Kontrol ve güvence arama sıklığını izleyin ve azaltın: Gün içinde bedeninizi kaç kez kontrol ettiğinizi ya da başkalarına kaç kez sorduğunuzu not edin ve bunu kademeli olarak azaltmayı hedefleyin.
- Kaygılı düşünceleri sorgulayın: Endişeli bir düşünceyi yazıp yanına daha dengeli bir düşünce yazın. Örneğin "Bu baş ağrısı bir tümör belirtisi" yerine "Dün az uyudum ve ekran başında çok vakit geçirdim; baş ağrısının pek çok sıradan nedeni olabilir."
- Dikkatinizi başka yöne verin: Kontrol etme dürtüsü geldiğinde bir yürüyüşe çıkmak ya da biriyle konuşmak gibi dikkat dağıtıcı etkinlikler deneyin.
- Kaçındığınız etkinliklere yavaş yavaş dönün: Sağlık kaygısı nedeniyle bıraktığınız egzersiz ya da sosyal etkinlikleri adım adım hayatınıza geri katın.
- Gevşeme egzersizleri yapın: Nefes ve kas gevşetme çalışmaları bedensel gerginliği azaltabilir.
Ayrıca internette belirti araştırmasına bir sınır koymak, örneğin "günde en fazla bir kez ve yalnızca güvenilir kaynaklardan" gibi, döngüyü kırmaya yardımcı olabilir.
Tedavi seçenekleri
NHS'ye göre hekim, hastalık kaygısı için bilişsel davranışçı terapiye (BDT) yönlendirebilir ya da gerekli görürse kaygıya yönelik ilaç önerebilir.
NHS, BDT'yi terapistin kişiye düşünme ve davranma biçimlerini değiştirmede yardımcı olduğu bir konuşma terapisi olarak tanımlar. Hastalık kaygısında BDT; bedensel duyumların felaket olarak yorumlanmasını ele alır, kontrol ve güvence arama davranışlarını azaltmayı hedefler ve kişinin belirsizliğe tahammülünü artırmaya çalışır. NHS'ye göre BDT genellikle 5 ile 15 seans arasında sürer ve yüz yüze, çevrim içi ya da telefonla uygulanabilir.
Tedavi süreçlerinde düzenli ve planlı hekim kontrolleri de yardımcı olabilir. Her yeni belirtide farklı hekimlere başvurmak yerine, güvendiğiniz bir aile hekimiyle belirli aralıklarla görüşmek hem gerçek sağlık sorunlarının gözden kaçmamasını hem de gereksiz tetkiklerin önlenmesini sağlar.
Hekimle görüşmelerden daha fazla yararlanmak
Hastalık kaygısı yaşayan kişiler için hekim görüşmeleri hem rahatlatıcı hem de kaygı tetikleyici olabilir. Görüşmelerden daha fazla yararlanmak için şunları deneyebilirsiniz:
- Görüşmeden önce belirtilerinizi ne zaman başladığı, ne sıklıkla olduğu ve neyin iyi ya da kötü geldiği bilgisiyle kısaca yazın.
- Endişenizi açıkça söyleyin: "Bunun ciddi bir hastalık olmasından korkuyorum" demek, hekimin sizi daha iyi anlamasını sağlar.
- Hekimden, hangi durumlarda yeniden başvurmanız gerektiğini, yani gerçek uyarı işaretlerini net olarak söylemesini isteyin.
- Görüşmeden sonra aklınıza takılan soruları bir sonraki planlı görüşmeye saklayın; her yeni soru için hemen yeni bir randevu almamaya çalışın.
Hastalık kaygısını hekiminizle konuşmaktan çekinmeyin. Bu durumun farkında olan bir hekim, hem bedensel sağlığınızı izlemenize hem de gerektiğinde ruh sağlığı desteğine ulaşmanıza yardımcı olabilir.
Ne zaman doktora başvurmalı?
NHS, sağlıkla ilgili endişeleriniz normal bir yaşam sürmenizi engelliyorsa ya da kendi kendine yardım adımları işe yaramıyorsa hekime başvurmanızı önerir. Ayrıca:
- Yeni ortaya çıkan, süregen ya da kötüleşen bedensel belirtiler her zaman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
- Sağlık kaygısı iş, okul ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa
- Kaygıya çökkünlük, panik ataklar ya da uyku sorunları eşlik ediyorsa
İlk adım olarak aile hekiminize başvurabilirsiniz; gerekirse ruh sağlığı uzmanına yönlendirilirsiniz.
Acil durum: Ani ve şiddetli göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bilinç kaybı ya da inme belirtileri gibi acil durumlarda, kaygıya bağlamadan 112'yi arayın. Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa da acil yardım alın.
Acil durumlarda 112'yi arayın.112'yi ara
Sık sorulan sorular
Yanıtı görmek için soruya dokunun.
Hastalık kaygısı ile gerçek bir hastalık nasıl ayırt edilir?
Bu ayrımı kişinin kendisinin yapması zordur; bu nedenle yeni ya da süregen belirtiler bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Hastalık kaygısında sorun, değerlendirme ve tetkikler bir sorun göstermese bile endişenin sürmesi ve yaşamı kısıtlamasıdır.
İnternetten hastalık araştırmak zararlı mı?
Güvenilir kaynaklardan bilgi almak yararlı olabilir. Ancak NHS, hastalık kaygısında sağlık bilgisini sürekli araştırmanın sık görülen bir davranış olduğunu belirtir. Sürekli arama, kaygıyı azaltmak yerine çoğu zaman artırır.
Hastalık kaygısı geçer mi?
Hastalık kaygısı tedavi edilebilir bir durumdur. Bilişsel davranışçı terapi ve kendi kendine yardım adımlarıyla pek çok kişi endişelerini yönetmeyi öğrenir.
Hastalık kaygısı ile panik atak arasında bağlantı var mı?
Hastalık kaygısı yaşayan bazı kişilerde bedensel duyumlar panik ataklara dönüşebilir; özellikle çarpıntı ya da göğüste sıkışma hissi "kalp krizi geçiriyorum" korkusunu tetikleyebilir. İki durum birlikte görülebildiği için değerlendirme sırasında her ikisinin de hekimle konuşulması yararlıdır.
Yakınım sürekli hasta olduğunu düşünüyor, nasıl yardım edebilirim?
Sürekli güvence vermek kısa süreli rahatlatsa da kaygı döngüsünü besleyebilir. Kişinin duygularını kabul edip onu hekimle planlı görüşmelere ve profesyonel desteğe yönlendirmek daha yararlı olabilir.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurun.
Kaynaklar
Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklara başvuruldu.
İlgili konu sayfaları
DoktorPlus'ın arama, randevu ve destek alanları acil hizmetin yerine geçmez. Acil durumlarda 112 veya uygun acil sağlık hizmetine başvurun. Acil durum bilgisi