Kısaca
Süregen (kronik) bir hastalıkla yaşamak; sürekli ilaç kullanmak, kontrollere gitmek, ağrı ve kısıtlılıklarla baş etmek demektir. Bu yük zamanla ruh sağlığını da etkileyebilir. NIMH, depresyonun diyabet, kalp hastalığı, kanser, inme, multipl skleroz, Parkinson hastalığı ve süregen ağrı gibi durumlarla birlikte sık görüldüğünü ve ilişkinin iki yönlü olduğunu belirtir: Kronik hastalık depresyon riskini artırabilir, depresyon da bazı hastalıkların riskini ve seyrini olumsuz etkileyebilir. CDC'ye göre diyabeti olan kişilerde depresyon görülme olasılığı diyabeti olmayanlara göre 2 ila 3 kat daha fazladır. NIMH'nin vurguladığı gibi kronik bir hastalığınız olsa bile depresyon tedavi edilebilir.
Kronik hastalık ve depresyon neden birlikte görülür?
NIMH'ye göre kronik hastalığı olan kişilerde depresyonun ortaya çıkmasına birkaç etken katkıda bulunabilir:
- Hastalığın yarattığı stres ve kaygı: Tanıyı öğrenmek, geleceğe dair belirsizlik, tedavi yükü, iş ve gelir kaybı, bağımsızlığın azalması ruhsal açıdan zorlayıcıdır.
- Beyindeki değişiklikler: NIMH, Parkinson hastalığı veya inme gibi bazı hastalıkların beyinde yol açtığı değişikliklerin depresyona zemin hazırlayabileceğini belirtir.
- Kullanılan ilaçlar: Kronik hastalığı tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlar depresyonla ilişkili olabilir.
- Kişisel veya ailesel öykü: Daha önce depresyon geçirmiş olmak ya da ailede depresyon veya intihar öyküsü bulunması riski artırır.
NIMH'nin sıraladığı ve depresyonla birlikte sık görülen hastalıklar arasında otoimmün hastalıklar, diyabet, kanser, epilepsi, kalp hastalığı, HIV/AIDS, tiroidin az çalışması, multipl skleroz ve ağrı yer alır.
İlişki iki yönlüdür
NIMH, depresyonun da kalp hastalığı, diyabet, inme, ağrı, kemik erimesi ve Alzheimer hastalığı gibi durumların riskini artırabildiğini belirtir. Kuruma göre bunun nedenleri şunlardır:
- Depresyondaki kişinin egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi sağlık davranışlarını sürdürmekte zorlanması
- Koruyucu sağlık hizmetlerine ve tedaviye erişimde güçlükler
- Depresyonun vücut işleyişinde yol açtığı değişiklikler; örneğin iltihabın artması, kan dolaşımının ve kalp hızı denetiminin azalması
CDC de diyabet için aynı karşılıklı ilişkiyi vurgular: Tedavi edilmeyen ruh sağlığı sorunları diyabeti kötüleştirebilir; diyabetle ilgili sorunlar da ruh sağlığı sorunlarını ağırlaştırabilir. Depresyondaki biri ilaçlarını düzenli kullanmakta, kan şekerini ölçmekte ya da kontrollere gitmekte zorlanabilir; bu da hastalığın seyrini olumsuz etkiler.
Belirtiler neden gözden kaçabilir?
NIMH'ye göre depresyon belirtileri arasında süren üzüntü, yorgunluk, dikkati toplamada güçlük, uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri ve ağrılar, baş ağrısı, kramplar veya sindirim sorunları gibi bedensel yakınmalar bulunur.
Kronik hastalığı olan kişilerde bu belirtilerin bir kısmı hastalığın kendisine ya da ilaçlara bağlanabilir. Örneğin yorgunluk "kalp yetmezliğinden", iştahsızlık "kemoterapiden", uykusuzluk "ağrıdan" kaynaklanıyor gibi görünebilir. Bu nedenle depresyon hem hasta hem de hekim tarafından gözden kaçabilir.
Depresyonu düşündüren ipuçları şunlardır:
- Eskiden keyif alınan şeylere karşı belirgin ilgi kaybı
- Umutsuzluk, değersizlik ya da "yük olduğunu" düşünme
- Tedaviye karşı isteksizlik, ilaçları bırakma, kontrollere gitmeme
- Hastalığın ağırlığıyla açıklanamayacak kadar belirgin içe kapanma
- Ölüm ya da intihar düşünceleri
CDC'ye göre depresyonu olan diyabetli kişilerin yalnızca yüzde 25 ile 50'si tanı alıp tedavi edilmektedir. Bu da belirtileri tanımanın ve dile getirmenin önemini gösterir.
Diyabet sıkıntısı: depresyondan farklı bir tablo
CDC, diyabetli kişilerde sık görülen ve depresyondan farklı olan "diyabet sıkıntısı" (diabetes distress) kavramını tanımlar. Bu durum, günlük diyabet bakımıyla uğraşmaktan cesareti kırılmış, endişeli, hayal kırıklığına uğramış ya da yorgun hissetmenin yarattığı bunaltıcı duygulardır. CDC'ye göre herhangi bir 18 aylık dönemde diyabetli kişilerin yüzde 33 ile 50'si diyabet sıkıntısı yaşar.
CDC, diyabet sıkıntısının kişinin kendine bakmayı bırakmasına, sağlıksız alışkanlıklara yönelmesine, kan şekerini ölçmeyi ve hekim randevularını aksatmasına yol açabileceğini belirtir. Benzer bir "hastalık yorgunluğu" kalp hastalığı, böbrek hastalığı veya romatizmal hastalıklar gibi uzun süreli bakım gerektiren diğer durumlarda da görülebilir.
Bu duyguları yaşamak bir başarısızlık değildir. Bunları hekiminizle ve bakım ekibinizle paylaşmak, tedavi planının sizin için daha uygulanabilir hâle getirilmesini sağlayabilir.
Kaygı da önemlidir
Kronik hastalıkla yaşayan kişilerde depresyon kadar kaygı da sık görülür. Bir sonraki kalp krizinden, kanserin geri gelmesinden, hipoglisemiden ya da nöbet geçirmekten korkmak anlaşılır bir durumdur. Ancak bu korku günlük yaşamı kısıtlıyorsa, örneğin kişi evden çıkamaz, egzersiz yapamaz ya da sürekli bedensel belirtilerini kontrol eder hâle geldiyse, kaygı bozukluğu açısından değerlendirme gerekir.
Bu konuda
Depresyon konusunda bir hekime danışın
Konu sayfasında ilgili branşları, tetkikleri ve bu alanda profili bulunan doktorları bir arada görebilirsiniz. Bu yazı muayenenin yerine geçmez.
Tedavi
NIMH, kronik bir hastalığınız olsa bile depresyonun tedavi edilebilir olduğunu vurgular. Tedavi seçenekleri arasında psikoterapi, ilaç tedavisi, beyin uyarım tedavileri ve ışık tedavisi yer alır.
- Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemler, hastalıkla ilgili olumsuz düşünceleri, kaygıyı ve uyum güçlüklerini ele almaya yardımcı olabilir.
- İlaç tedavisi: NIMH, kullandığınız tüm ilaçların hekime bildirilmesinin, birden fazla ilacın birbirini etkilemesini önlemek açısından önemli olduğunu belirtir. Kronik hastalığı olan kişilerde ilaç seçimi, var olan hastalıklar ve ilaç etkileşimleri dikkate alınarak yapılır.
- Ekip yaklaşımı: CDC, diyabetli kişilerde diyabet konusunda uzmanlaşmış bir hekim, kronik hastalıklar konusunda deneyimli bir ruh sağlığı uzmanı ve diyabet eğitimcisiyle çalışmayı önerir. Benzer bir ekip yaklaşımı diğer kronik hastalıklarda da yararlıdır.
Depresyonun tedavi edilmesi, ruh hâlinin yanı sıra kronik hastalığın yönetimini de kolaylaştırabilir; çünkü kişi ilaçlarını, egzersizini ve kontrollerini daha kolay sürdürebilir.
Günlük yaşamda yardımcı olabilecekler
- Küçük hedefler: CDC, diyabet yönetiminde bir ya da iki küçük hedefe odaklanmayı önerir. Bu yaklaşım, tüm değişiklikleri aynı anda yapmaya çalışmanın yarattığı bunaltıyı azaltır.
- Bilgi edinmek: Hastalığınızı ve tedavinizi anlamak, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltabilir.
- Hareketli kalmak: Hekiminizin uygun gördüğü düzeyde fiziksel aktivite hem bedensel hem ruhsal sağlığı destekler.
- Destek grupları: Aynı hastalıkla yaşayan kişilerle deneyim paylaşmak yalnızlık duygusunu azaltabilir.
- Sınırlarınızı tanımak: Yorgun olduğunuz günlerde kendinize karşı anlayışlı olmak ve yardım istemek.
- Yakınlarla iletişim: Ailenizin hastalığınızı ve duygusal yükünüzü anlaması, desteğin doğru biçimde verilmesine yardımcı olur.
Hekiminizle ruh sağlığınızı konuşmak
Kronik hastalık kontrolleri çoğu zaman tahliller, ilaçlar ve ölçümlerle geçer; ruh hâli konuşulmadan kalabilir. Bu konuyu açmak için şunlar yardımcı olabilir:
- Randevudan önce son haftalarda nasıl hissettiğinizi, uyku ve iştahınızdaki değişiklikleri kısaca not edin.
- Görüşmenin başında "Son zamanlarda ruh hâlimde değişiklikler var, bunu da konuşmak istiyorum" diyerek konuyu gündeme getirin.
- Kullandığınız tüm ilaçların ve takviyelerin listesini yanınızda bulundurun.
- İsterseniz bir yakınınızı yanınızda götürün; bazen yakınlar değişiklikleri kişiden önce fark eder.
- Hekiminiz gerekli görürse sizi bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirebilir; bu, kronik hastalığınızın tedavisinin bir parçası olarak düşünülmelidir.
Bakım verenler de unutulmamalı
Kronik hastalığı olan birine bakım veren eşler, çocuklar ve diğer yakınlar da yorgunluk, kaygı ve depresyon açısından risk altındadır. Bakım verenlerin kendi sağlıklarını ihmal etmemesi, dinlenmeye zaman ayırması ve gerektiğinde destek istemesi önemlidir. Uzun süren bakım yükü, uyku düzenini ve sosyal yaşamı bozarak tükenmişliğe yol açabilir. Bakım verenlerde de iki haftadan uzun süren çökkünlük veya umutsuzluk varsa, kendi hekimlerine başvurmaları önerilir.
Ne zaman doktora başvurmalı?
CDC, ruh sağlığınızla ilgili endişeniz varsa bunu hemen hekiminize bildirmenizi önerir. Özellikle şu durumlarda kronik hastalığınızı izleyen hekimle veya bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşün:
- İki haftadan uzun süren çökkünlük, umutsuzluk ya da keyif alamama
- İlaçlarınızı kullanmakta, ölçümlerinizi yapmakta ya da kontrollere gitmekte isteksizlik
- Hastalığınızla ilgili korkuların günlük yaşamınızı kısıtlaması
- Uyku, iştah ve enerjide açıklanamayan değişiklikler
Acil durum: Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa, bir plan yaptıysanız veya güvende olmadığınızı hissediyorsanız beklemeyin; 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin. Göğüs ağrısı, ani nefes darlığı veya bilinç bulanıklığı gibi bedensel acil belirtilerde de 112'yi arayın.
Acil durumlarda 112'yi arayın.112'yi ara
Sık sorulan sorular
Yanıtı görmek için soruya dokunun.
Kronik hastalığım var, üzgün hissetmem normal değil mi?
Tanı sonrası ya da zor dönemlerde üzüntü yaşamak anlaşılırdır. Ancak bu duygular iki haftadan uzun sürüyor, keyif alamama ve umutsuzluk eşlik ediyorsa depresyon olabilir ve değerlendirme gerekir.
Depresyon kronik hastalığımı etkiler mi?
Evet. NIMH'ye göre depresyon sağlık davranışlarını sürdürmeyi zorlaştırabilir ve bazı hastalıkların riskini artırabilir. CDC de tedavi edilmeyen ruh sağlığı sorunlarının diyabeti kötüleştirebileceğini belirtir.
Diyabet sıkıntısı ile depresyon aynı şey mi?
Hayır. CDC'ye göre diyabet sıkıntısı, günlük diyabet bakımının yarattığı bunaltıcı duygulardır. Depresyondan farklıdır, ancak ikisi birlikte de görülebilir. Her ikisi için de destek almak mümkündür.
Kullandığım ilaçlar depresyon tedavisini etkiler mi?
Etkileyebilir. NIMH, ilaç etkileşimlerini önlemek için kullandığınız tüm ilaçları hekime bildirmenizi önerir. Tedavi planı buna göre yapılır.
Depresyon tedavisi kronik hastalığa iyi gelir mi?
Depresyonun tedavisi, ilaç kullanımı, egzersiz ve kontrollere uyum gibi hastalık yönetimini kolaylaştırabilir. Bu da kronik hastalığın seyrine olumlu yansıyabilir.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurun.
Kaynaklar
Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklara başvuruldu.
İlgili konu sayfaları
DoktorPlus'ın arama, randevu ve destek alanları acil hizmetin yerine geçmez. Acil durumlarda 112 veya uygun acil sağlık hizmetine başvurun. Acil durum bilgisi