Kısaca
Çocuklar da hastadır ve Hasta Hakları Yönetmeliği'nde tanımlanan haklardan yararlanır. Ancak çocuklar yaşları gereği tıbbi kararları tek başlarına veremeyebilecekleri için yönetmelik, küçük hastalarda tıbbi müdahale için velisinden izin alınmasını öngörür. Bununla birlikte veli rızasının yeterli olduğu durumlarda bile çocuğun, anlayabileceği ölçüde dinlenmesi, bilgilendirilmesi ve tedavisiyle ilgili kararlara katılması gerekir. Veli rıza vermediğinde ama müdahale tıbben gerekliyse mahkeme kararı yolu vardır. Acil ve hayati durumlarda ise müdahale rızaya bağlı değildir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır.
Çocuk hastalar için temel ilkeler
Hasta Hakları Yönetmeliği'nin ilkeleri çocuklar için de geçerlidir: Hastaya insanca muamele edilir; sağlık hizmeti verilirken ayrım yapılmaz; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı durumlar dışında kişinin vücut bütünlüğüne rızası olmadan dokunulamaz; özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine saygı gösterilir.
Yönetmelikte "yeterlik" kavramı da tanımlanır: Kişinin önerilen tıbbi müdahalede karşılaşabileceği ya da reddettiğinde doğabilecek sonuçları makul biçimde anlayıp değerlendirebilme yeteneği. Yaşın küçüklüğü, bu yeteneği etkileyebilecek nedenlerden biri olarak sayılır. Bu nedenle çocuklarda karar süreci, veli ile çocuk arasında paylaşılan bir süreç olarak düzenlenmiştir.
Rızayı kim verir?
Yönetmeliğin 24. maddesi çocuk hastalarda rızayı şöyle düzenler:
- Veli izni: Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir; hasta küçükse velisinden izin alınır.
- Veli yoksa ya da ulaşılamıyorsa: Hastanın velisinin veya vasisinin olmadığı, hazır bulunamadığı ya da hastanın ifade gücünün olmadığı hâllerde bu şart aranmaz.
- Acil ve hayati durumlar: Rızanın alınamadığı, hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlarda ya da bir organın kaybına veya işlevini yitirmesine yol açacak durumlarda müdahale rızaya bağlı değildir. Müdahale yapılır, kayıt altına alınır ve mümkünse yakın ya da kanuni temsilci bilgilendirilir.
Rıza formu gerektiren müdahalelerde form, Madde 26'ya göre hastaya ya da kanuni temsilcisine imzalatılır; iki nüsha düzenlenir ve bir nüshası hastaya veya kanuni temsilcisine verilir.
Çocuğun sesi: katılım hakkı
Yönetmeliğin belki de en önemli hükümlerinden biri, Madde 24'ün ikinci fıkrasıdır: Kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu durumlarda bile küçük hasta, anlatılanları anlayabileceği ölçüde dinlenerek mümkün olduğunca bilgilendirme sürecine ve tedavisiyle ilgili kararlara katılır.
Bu, pratikte şu anlama gelir:
- Çocuğa yaşına uygun bir dille ne yapılacağı, neden yapılacağı ve ne hissedebileceği anlatılmalıdır.
- Çocuğun soruları ve korkuları dinlenmelidir.
- Mümkün olduğunda çocuğa seçenek sunulabilir; örneğin hangi koldan kan alınacağı ya da işlem sırasında kimin yanında olacağı gibi.
- Ergenlik çağındaki gençlerin görüşleri, karar sürecinde daha fazla ağırlık taşır.
Ebeveynler için öneri: Çocuğunuza yalan söylememeye çalışın. "Hiç acımayacak" demek yerine "Biraz acıyabilir, ama çok kısa sürecek ve ben yanında olacağım" gibi dürüst ve destekleyici ifadeler güveni korur. Zor bir tanıyı çocuğa nasıl anlatacağınızdan emin değilseniz çocuğun hekiminden ve ekipten yardım isteyin.
Planlanmış bir muayene ya da işlemden önce çocuğunuzla neler olacağını birlikte konuşmak, sevdiği bir oyuncağı ya da kitabı yanına almak ve sorularını not etmek de hazırlığı kolaylaştırır. Yönetmeliğin 39. maddesine göre sağlık hizmetinin her aşamasında hastaya, bedensel ve ruhsal durumu dikkate alınarak hangi işlemin neden ve nasıl yapılacağı hakkında yeterli bilgi verilmelidir; bu ilke çocuklar için de geçerlidir.
Veli rıza vermezse
Bazen ebeveyn, hekimin önerdiği bir tedaviye rıza vermeyebilir. Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 25. maddesi yetişkinler için tedaviyi reddetme hakkı tanırken, çocuklarda durum farklıdır. Madde 24'e göre kanuni temsilci rıza vermediğinde, müdahale tıbben gerekliyse velayet ve vesayet altındaki hastaya müdahale edilebilmesi Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.
Yani çocuğun sağlığı için gerekli bir tedavide ebeveynin reddi son söz değildir; çocuğun yararı yargı süreciyle gözetilebilir. Ebeveyn olarak bir tedaviden çekiniyorsanız, kaygılarınızı hekimle açıkça konuşmanız, gerekirse ikinci görüş istemeniz ve seçenekleri birlikte değerlendirmeniz önemlidir.
Bu konuda
Bu konuyu bir hekimle konuşmak isterseniz
İlgili branşlardaki doktor profillerini şehir ve ilçeye göre inceleyebilir, çalışma yerlerini ve randevu seçeneklerini görebilirsiniz.
Mahremiyet ve refakat
Çocukların da mahremiyet hakkı vardır. Yönetmeliğin 21. maddesine göre muayene ve tedavi makul bir gizlilik ortamında yapılmalı, tedaviyle doğrudan ilgili olmayan kişiler müdahale sırasında bulunmamalıdır. Tıbben sakınca olmayan durumlarda hastanın yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini istemek de bu hakkın parçasıdır. Eğitim hastanelerinde tedaviyle doğrudan ilgili olmayan kişilerin, örneğin öğrencilerin, müdahale sırasında bulunması gerekiyorsa ayrıca rıza alınır.
Yönetmeliğin 40. maddesine göre muayene ve tedavi sırasında, mevzuatın ve kurum imkânlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu hekimin uygun görmesine bağlı olarak refakatçi bulundurulması istenebilir. Çocuk hastalarda ebeveynin yanında bulunması çocuğun kaygısını azaltmada önemli bir destektir.
Araştırmalar ve organ bağışı
Yönetmelik, çocukları özellikle koruyan hükümler içerir:
- Tıbbi araştırmalar (Madde 35): Reşit ve ayırt etme gücüne sahip olmayanlara, kendilerine yararı olmadan yalnızca araştırma amacı güden tıbbi müdahaleler hiçbir surette uygulanamaz. Yararı bulunması şartıyla araştırma yapılması, velinin ya da vasinin rızasına bağlıdır.
- Organ ve doku alınması (Madde 29): 18 yaşından küçük ve ayırt etme gücüne sahip olmayanlardan organ ve doku alınamaz.
Çocuğun sağlık kayıtları
Yönetmeliğin 16. maddesine göre hasta, sağlık dosyasını doğrudan ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir örneğini alabilir. Çocuklar için kanuni temsilci genellikle velidir.
e-Nabız yardım sayfasına göre 16 yaşın altında çocuğu olan ebeveynler, diğer ebeveynin de onayını alarak "Çocuklarım" bölümünden çocuklarının sağlık kayıtlarını görebilir. Sistem üzerinden çocuklar için randevu almak da mümkündür. Ergenlik çağındaki çocuklar için kayıtlarla ilgili tercihleri, onların mahremiyet beklentisini de gözeterek konuşmak yararlı olur.
Haklar ihlal edildiğinde
Çocuğunuzun haklarına uyulmadığını düşünüyorsanız, Yönetmeliğin 42/A maddesine göre kurumun hasta hakları birimine başvurabilirsiniz. Kurumda çözülemeyen yazılı ya da elektronik başvurular, il sağlık müdürlüğündeki hasta hakları kurulunda değerlendirilir.
Sık sorulan sorular
Yanıtı görmek için soruya dokunun.
Çocuğumun tedavisine kim karar verir?
Yönetmeliğe göre küçük hastalarda tıbbi müdahale için veliden izin alınır. Ancak çocuk da anlayabileceği ölçüde dinlenir ve kararlara katılır. Acil ve hayati durumlarda müdahale rızaya bağlı değildir.
Çocuğumun görüşü dikkate alınır mı?
Evet. Madde 24'e göre veli rızasının yeterli olduğu durumlarda bile çocuk, anlatılanları anlayabileceği ölçüde dinlenir ve bilgilendirme sürecine ve kararlara mümkün olduğunca katılır.
Ebeveyn tedaviyi reddederse ne olur?
Tedavi tıbben gerekliyse, velayet altındaki çocuğa müdahale edilebilmesi Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.
Çocuğumun e-Nabız kayıtlarını görebilir miyim?
e-Nabız yardım sayfasına göre 16 yaş altındaki çocuklarınızın kayıtlarını, diğer ebeveynin onayıyla "Çocuklarım" bölümünden görebilirsiniz.
Muayene sırasında çocuğumun yanında kalabilir miyim?
Yönetmeliğe göre tıbben sakınca olmayan durumlarda hastanın yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesi istenebilir. Bazı özel işlemlerde ekip farklı bir düzenleme isteyebilir; bunun nedenini sorabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize başvurun.
Kaynaklar
Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklara başvuruldu.
İlgili konu sayfaları
DoktorPlus'ın arama, randevu ve destek alanları acil hizmetin yerine geçmez. Acil durumlarda 112 veya uygun acil sağlık hizmetine başvurun. Acil durum bilgisi